Ana Menü
Köşe Yazıları
E-Bülten
Facebook
Anket
Web Sitemizi Beğendiniz mi ?


Çin, Türkiye‘ye sattığı aşıyı neden kullanmıyor? Prof. Dr. Dilek Arman, tek bir detaya dikkat çekti

0.01.2021 10:33 | Son Güncelleme: 21.01.2021 00:51
 
 
Loaded100.00%
 
Remaining Time -0:51


Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Dilek Arman, Türkiye'de yeni uygulanmaya başlanan Kovid-19 aşısıyla ilgili merak edilen sorulara yanıt verdi.

Kovid-19 için henüz bilinen etkili bir tedavi yöntemi olmadığını hatırlatan Prof. Dr. Dilek Arman, "Şu anda da dünyanın hali, bize aşıdan başka bir çıkış yolumuzun olmadığını gösteriyor. Bulaşın önlenmesi için çeşitli toplumsal önlemler alınsa da yayılımın önüne geçilemiyor. Özellikle virüsün son dönemdeki 'mutant suş'unun (değişim gösteren türünün) de ortaya çıkmasıyla, tüm dünyada çok katı önlemler alan ülkelerde de dahil olmak üzere, salgın yayılmaya devam ediyor. Bu durum bize gösteriyor ki, aşıdan başka bu salgının sonlandırılmasını sağlayabilecek bir koşul şu an için söz konusu değil" diye konuştu.
 

"ANTİKORLARIN VÜCUTTA KALIŞ SÜRESİ 3 AY CİVARINDA"

"Koronavirüsü ayakta fark etmeden geçirirken aşı olursam, hastalığım daha mı ağır geçer; neden?" sorusunun yanıtına Prof. Dr. Arman, "Sinovac aşısı aslında bildiğimiz teknolojiyle üretilen bir aşı (inaktif aşı) olduğu için geçmiş bilgilerimizden yararlanarak şunu söyleyebiliriz; aktif Kovid-19 hastalığına sahip kişi hastalığı belirtisiz atlatıyorsa, aşı olmasının hastalığın hafif geçirilmesine katkısı olabilir. Bunu dışında aşının kişiye herhangi bir kötü etkisi olacağını beklemiyoruz" diyerek cevap verdi.

Çin, Türkiye‘ye sattığı aşıyı neden kullanmıyor? Prof. Dr. Dilek Arman, tek bir detaya dikkat çekti
Prof. Dr. Dilek Arman

"Koronavirüs enfeksiyonu geçirdikten sonra aşı olmak için ne kadar süre beklemesi gerekir?" sorusuna ise Arman, "Koronavirüs geçiren kişilerin yüzde 5-10'unda hiç antikor oluşmuyor. Burada tabi ki antikorun niteliği ve hücresel bağışıklık yanıtı gibi başka detaylar da var ama bunların bir kısmı hakkında henüz bilgilerimiz tam değil. Ama şu ana kadarki deneyimlerimize göre antikor oluşturmayan kişiler, hastalığın hemen arkasından aşılanabilir. Antikorların kalıcılığı konusunda ortalama 6 aya kadar bir beklenti söz konusu ancak pek çok uygulamada gözlemlediğim kadarıyla antikorların vücutta kalma süresi ortalama 3 ay civarında oluyor. Hastalığı atlatan kişilerin eğer antikor oluşturup oluşturmadığına baktırma şansları yoksa kabaca 3 ay sonra aşılanmalarının uygun olacağı düşüncesindeyim. Koşullar antikor baktırmak için uygunsa aralıklarla antikor kontrolü yaptırılması faydalı olacaktır" diye konuştu.

"AŞI SONRASI UYKU VE BESLENME DÜZENİNE DİKKAT EDİN"

Vatandaşın aşı olduktan sonra neler yapması gerektiğiyle ilgili bilgi veren Prof. Dr. Arman, "Mümkün olduğu kadar günlük yaşam değişiklikleri yapmamak, immun sistemi sağlam tutacak davranış modellerini sürdürmek en doğrusu. Uykumuza dikkat edelim, dengeli beslenelim, bu dönemde protein eksiği olmasın. Antikorun gelişme süresi normalde 7-10 günden itibaren başlar ama bu hastalıkta 3 hafta gibi bir süreye tekabül ediyor. Bu nedenle her zaman dikkat edilmesi gereken temizlik, maske ve mesafe kurallarına aşı döneminde biraz daha titizlikle uymak gerekiyor" ifadelerini kullandı.

"BİRİNCİ DOZDA ALERJİK REAKSİYON YAŞAYAN İKİNCİ DOZU OLMAMALI"

Aşının yan etkileri ve hangi yan etkiler sonucunda hastaneye gidilmesi gerektiği hakkında bilgi veren Prof. Dr. Dilek Arman, sözlerine şöyle devam etti:

"İnaktif aşılar özellikle yan etki profili açısından en güvenli aşılardır diyebiliriz. Bu anlamda baktığımızda aşıdan yan etki nedeni ile çekinmeyi gerektirecek bir durum yok. Grip aşısı yumurta proteininde üretildiği için herkesin aklında 'Yumurta alerjisi olanlar Kovid-19 aşısı olabilir mi' sorusu var. Ancak Sinovac aşısı yumurtadan üretilmiyor. Dolayısıyla, bunun yumurta alerjisiyle bir ilgisi yok. Bildiğimiz kadarıyla inaktif aşılarda özellikle 'alerji riski' diye bildirebileceğimiz bir durum yok ama özellikle hastalığı geçirmiş kişilerde yani antikoru pozitif olanlarda (çünkü çalışmalar bunları kapsamadı) nasıl davranacağını bilmiyoruz. Bu yüzden bütün aşılarda olduğu gibi, kişilerin aşılar uygulandıktan sonra 30 dakika süre ile gözlemde olması gerekiyor. Çok yüksek oranda yan etki olmasını beklemiyoruz. İnaktif aşılar yan etkileri açısından oldukça güvenilirdir. Dolayısıyla sadece şu şekilde bir önlem olabilir: Şu anda birinci doz aşılar yapılıyor, bu sırada alerjik bir reaksiyon gelişen kimse olursa, ikinci dozu yaptırmaması önerilebilir. Aşının içinde çok düşük miktarda alüminyum vardır. Alüminyum, çok fazla alerji riski yüksek olan bir ajan değildir. Dolayısıyla bu anlamda sadece lokal reaksiyonlar beklenebilir. Her aşıda olabilen, aşının yapıldığı yerde ağrı, ısı artışı, şişlik, bazen halsizlik, baş ağrısı, ateş gibi yan etkiler de Faz 3 çalışmalarında bildirilen belirtiler arasındadır. Genellikle bu belirtiler kısa süreli olarak gelişir ve geçer. Hastaneye gitmeyi gerektirecek kadar şiddetli yan etkiler değillerdir."

"GEBELER VE KEMOTERAPİ ALANLARA İSTEĞE BAĞLI UYGULANABİLİR"

Kimlerin aşı olması, kimlerin kesinlikle aşı olmaması gerektiği hakkında konuşan Arman, "İnaktif aşılar gebe ve 'immün suprese' (bağışıklığı baskılanmış) dediğimiz kanserli, kemoterapi alan hastalar veya HIV pozitif olanlar da dahil herkeste güvenle uygulanabilir aşı kategorisindedir. Ancak inaktif koronavirüs aşısı için yapılan çalışmalarda bu gruplar yer almadı. Risk gruplarından özellikle sağlık çalışanları ve 65 yaş üzeri kronik hastalığı olanlar için aşı olmayı öneririz. Risk grupları ile birlikte yaşayan/ bakım verenlerin de aşılanması influenza gibi solunum yolu ile bulaşan diğer enfeksiyonlar için aşılanmada ön sırada önerilen gruplardır. Ama şu anda aşı olmanın bulaştırıcılığı engelleyip engellemediğini bilmiyoruz; bu nedenle bu grubu hemen dahil edemeyiz. Yine de ilk planda mutlaka aşılanması gerekenler kişilerdir. Gebeler ve emziren anneler için aşı konusu şu anda için bir soru işareti çünkü çalışmada yer almıyor. Sağlık Bakanlığı'nın bizlere gönderdiği uygulama talimatında "Bu kişiler için risk yarar-zarar analizine göre karar verilmelidir" diyor. Bu kişiler eğer sağlık çalışanıysa ve çalışmaları gerekiyorsa, ben aşılanabilirler düşüncesindeyim. Ama riski olmayan, toplumda yaşayan ve çalışmayan bir gebenin aşı olmasındansa; izolasyon kurallarına dikkat etmesi, sosyal mesafe, maske ve el hijyeni uygulamalarını dikkatle uygulaması çok daha güvenli olacaktır" diye konuştu.

"AŞI OLAN KİŞİ VİRÜSÜ ETRAFINA BULAŞTIRMAZ"

Merak edilen sorulardan biri olan, "Kovid-19 aşısı olan bir kişinin virüs bulaştırma ihtimali var mı? Solunum yoluyla olmasa da temas yoluyla böyle bir risk oluşturur mu?" sorusuyla ilgili Arman, aşı olan kişinin virüsü etrafına bulaştırmayacağına dikkat ederek, şöyle konuştu:

"Aslında Kovid-19 aşısı olan kişinin virüsü bulaştırması beklediğimiz bir durum değil. Normalde koronavirüs bildiğimiz gibi solunum yoluyla bulaşıyor. Üst solunum yolundan alınıyor ve alt sonum yoluna ulaşıyor. Oysa biz aşıyı hem inaktive aşı olarak hem de virüsün normal vücuda girdiği yol dışında başka bir yerden (koldan) uyguluyoruz. Dolayısıyla, böyle bir durum olması beklenmiyor. Söylediğimiz grip benzeri yan etkiler de belki o inaktive virüse reaksiyon sonucunda gelişen durumlar ama çok yaygın görülmediğini biliyoruz. Bulaştıracak bir yer yok. Bir başka ifadeyle, aşıyla koronavirüsü biz solunum yolundan almıyoruz ki, solunum yolundan geri dışarıya çıkaralım. Dolayısıyla, giriş yolu farklı olduğu için virüsü vücudumuzun dışına çıkartıp da bulaştırabileceğimiz bir çıkış yolu yok. Bu yüzden de kastan enjeksiyonla verilen virüsün solunum yolundan gelip de elimize, burnumuza bulaşma olasılığı söz konusu değil. O yüzden aşı yapılan kişinin etrafına temas yoluyla da virüsü bulaştırma olasılığı yok."

"AŞI OLDUKTAN SONRA KORONAVİRÜS OLUNMAYACAĞININ GARANTİSİ YOK"

"Aşı olduktan sonra yine de koronavirüse yakalanabilir miyiz?" sorusunda da Prof. Dr. Arman, "Aşı olduktan sonra Kovid-19 olmayacağımızın garantisi yok. Koronavirüse yakalanabiliriz. Eğer koronavirüse yakalanırsak, o zaman etrafımıza bulaştırmamız söz konusu olabilir. Başta da söylediğim gibi, aşı enfeksiyonun ağır geçirilmesine karşı çok daha yüksek oranda koruyucu oluyor. Tabi ki hastalığın geçirilmesine karşı koruyuculuğunu da bekliyoruz ve istiyoruz. Ama yüzde 100 değil bu oran. Hiçbir aşı için yüzde 100 koruma söz konusu değildir zaten" ifadelerini kullandı.

"GRİP VE ZATÜRRE AŞISI OLANLAR EN AZ 15 GÜN BEKLEMELİ"

Prof. Dr. Arman, "Grip aşısı olan kişinin Kovid-19 aşısı olmak için ne kadar süre beklemesi gerekir? Zatürre aşısı olan Kovid-19 aşısı da olabilir mi? Aradan ne kadar süre geçmeli?" sorusuna, "Aslına bakarsanız bunların hepsi inaktif aşı gurubunda dolayısıyla standart bilgilere göre aralarında süre bırakmaya gerek yok. Ama bu yeni bir aşı olduğu için grip ve zatürre gibi inaktif aşılarla arada 15 gün bırakılması öneriliyor. Eğer kızamık, kızamıkçık, kabakulak, suçiçeği gibi canlı aşılar yaptırıldı ise bu durumda da aşılar arasında 1 ay süre bırakılması öneriliyor" cevabını verdi.

ATEŞLİ HASTALIK GEÇİRİYORSANIZ AŞIYI ERTELEYİN!

Aktif grip veya başka bir enfeksiyonu olanların aşıyı olup olmamasıyla ilgili bilgi veren Prof. Dr. Arman, "Akut ateşli hastalık sırasında hiçbir zaman aşı yapmak istemeyiz. Bu doğru bir uygulama olmaz. Kovid-19 aşısı için de akut ateşli hastalık geçirildikten sonra aşı yapılmalı ki immün yanıt iyi olsun" dedi.

METAL ALERJİSİ OLAN AŞI OLMAMALI MI?

Metal alerjisi olanların aşı olmasıyla ilgili konuşan Prof. Dr. Arman, "Çeşitli metallerle ciltte oluşan reaksiyonlarının "metal alerjisi" olarak tanımlandığını düşünüyorum. Ancak bu aşının kontrendikasyonları (olumsuz durumlara yol açabilecek yan etkileri) arasında metal alerjisi gibi bir tanımlama yer almıyor" diye konuştu.

BANYO YAPMAK SADECE LOKAL REAKSİYONU ARTIRABİLİR

Prof. Dr. Dilek Arman, "Aşı olunan gün banyo yapılmamalı önerisine uymak doğru mu?" sorusuna ise "Aşıdan sonra duş alınmaması, kişilerin mantık yolu ile oluşturdukları bir önlem olsa gerek. Aşı sonrasında aşırı sıcak duş almak, sadece lokal reaksiyon riskini artırabilir. Ancak bunun dışında, "Herhangi bir aşı sonrası duş alınmaz" diye bilimsel bir bilgi yok. Çünkü aşı uygulaması sonrasında cilt açıklığı hızla kapanıyor, buradan vücuda mikrop girmesini beklemiyoruz" yanıtını verdi.

Vatandaşın merak ettiği "Korona aşısı ne kadar süre koruyucu? Aşı yapıldıktan sonra vücudumuzda neler oluyor? Kaç gün sonra antikor gelişmeye başlar?" sorusunu ise Arman, "Korona aşısı için bağışıklığın ne kadar süreceği sorusunun yanıtını bilmiyoruz. Şu an henüz izleme evresindeyiz. Aşıların faz 3 çalışmasına katılan bireyler uzun süreli izlemde, ayrıca kitle aşılamaları sonrasında daha net sonuçlar elde edilecektir" diyerek cevapladı.

ÇİN'DE SALGIN BÜYÜK OLMADIĞI İÇİN AŞILAMAYA GEÇİLMEDİ

Bir başka merak edilen soru olan Sinovac aşısının Çin'de neden uygulanmadığıyla ilgili olarak Prof. Dr. Arman, şunları söyledi:

"Aşıdan yan etki nedeni ile çekinmeyi gerektirecek bir durum yok. Sinovac aşısının dünyadaki kabulünü geciktiren en önemli faktör, faz 3 çalışma sonuçlarının tam olarak yayınlanmış hale gelmemiş olmasıdır. Bu anlamda toplumda 'Sinovac aşısı Çin'de bile uygulanmıyor, biz neden uyguluyoruz?' gibi sorular da sorulabiliyor. Çünkü Çin'de bizdeki gibi büyük bir salgın yok. Yani Çin, son dönemde ülke dışından gelenlerle birlikte 100'lü sayılarla ifade edilecek vaka sayılarına ulaştıysa bile, bizim gibi acilen salgını sonlandırmak üzere bir silah gereksiniminde değil. Ama Çin'de de şu an bilindiği kadarıyla üretilen ve çalışması devam eden 4 aşı var. Bunların 4'ü de inaktif aşı diyebiliriz. Bizim ülkemizde de bilindiği gibi 17 adet aşı çalışması sürüyor. Bu aşıların bazılarının faz 1 ve faz 2 aşamaları tamamlanmış durumda, faz 3 hazırlıkları ise yapılıyor. Bu anlamda ülkemizde de çeşitli kurumlar tarafından aşı üretimine hazırlık gerçekleştiriliyor. İlerleyen günlerde muhtemelen ülkemiz de çok önemli sayıda aşıya erişim şansını sağlayabilecek."

AŞIDAN DOLAYI YAŞANILACAK KÖTÜ BİR DURUM YOK

Prof. Dr. Arman, "Aşı olduktan aylar veya yıllar geçtikten sonra vücudumuzu olumsuz etkileyecek bir madde olabilir mi aşının içinde?" sorusunu ise şu sözlerle yanıtladı:

"İnaktif aşılar için bunu söylemek hiç doğru değil. Bu aşıdan başımıza gelecek bir kötü durum yok. Yeni bir aşı olması nedeniyle öngörülemeyen bazı yan etkiler tabi ki çıkabilir. Dünyadaki her yeni bilimsel tedavi ve uygulama için aynı durum geçerli. Nihayet çıktı diye çok sevineceğimiz ilaçlar için de bu durum söz konusu olabilir. Ancak salgının aciliyeti ortada. Yine de bu demek değil ki aşılar araştırma çalışmaları tamamlanmadan piyasaya çıkarıldı. Hayır, bütün çalışmalar yapıldı ama yapılırken faz 1'in erken sonuçları elde edilirken faz 2'ye başlandı, daha sonra faz 2'nin erken çalışmaları elde edilirken faz 3'e başlandı. Yani normalde aylara, hatta yıllara yayılan çalışma süreleri birbirinin üzerine eklenerek; çok daha bir yoğun şekilde, daha fazla personel, daha fazla iş gücü ve daha fazla yatırım ortaya konarak daha hızlı bir şekilde gerçekleştirildi. Dolayısıyla, yaygın uygulamada da bazı beklemediğimiz sonuçlar çıkabilir. Ancak bunlar asla aşıdan vazgeçmek için neden değildir. Şuanda dünyada ve Türkiye'de hiçbir koronavirüs aşısının yan etki sıklığı; Kovid-19 nedeni ile yaşanan ölüm sayıları ile kıyaslanabilecek kadar yüksek değil. Dolayısıyla, insanlar aşılanmamaları halinde koronavirüs enfeksiyonuna yakalandıkları zaman daha kötü sonuçlarla karşılaşacaklardır."

Çin, Türkiye‘ye sattığı aşıyı neden kullanmıyor? Prof. Dr. Dilek Arman, tek bir detaya dikkat çekti

Kaynak: Demirören Haber Ajansı



Üye Girişi
Haberler
AĞAMIZ VE MEVLAMIZ Hz. İMAM ALİ‘NİN (a.s.) DOĞUM GÜNÜ
TÜRCAV‘DAN AKADEMİK HAMLE
REGAİB GECESİ
Demirtaş‘ın terör örgütü PKK‘yı kınamasına HDP‘den ilk yorum: Biz de aynı düşüncedeyiz
Kılıçdaroğlu ile düzenlediği ortak basın toplantısına Destici‘nin HDP‘ye yönelik eleştirileri damga vurdu
ToTopbaş‘ın cenazesinde Erdoğan ile görüşen İmamoğlu, iki talebini iletti
Karayılan saklandığı delikten itiraf etti: Türk ordusu planlı saldırdı, 17 kaybımız var, bazı gruplarla irtibat koptu
HDP‘li Pervin Buldan‘a açıkça soruldu: Terör örgütü PKK ile irtibatınız var mı?
Hz. İMAM MUHAMMED BÂKIR‘IN (a.s.) KUTLU DOĞUMU MÜBAREK OLSUNEK OLSUN
RECEP AYININ NAMAZLARI
RECEP AYININ FAZİLET VE AMELLERİ
Cumhurbaşkanı "Gelmeyi iple çektim" dediği Rize programını Hafız Abdullah Nazırlı‘nın cenazesi için yarıda kesecek
TV‘de reklamı gören Cumhurbaşkanı Erdoğan anında talimat verdi: Lütfi bu da Çiftlik Bank işine dönmesin
Spil Dağı‘ndaki gizemli şelalenin ne kaynağı belli ne de suyun nereye gittiği
Hz. FATIMA‘NIN (s.a.) KUTLU DOĞUM GÜNÜ
Son Dakika: İlkokullar, 8. ve 12. sınıflar için yüz yüze eğitim 1 Mart‘ta başlıyor
Tunç Soyer İzmir‘deki felaketin boyutunu bu sözlerle aktardı: 2020‘deki yağışın yüzde 18‘i bir gecede yağdı
İŞTE OLAY ANININ GERÇEK VİDEOSU
PENDİK EHL-İ BEYT CAMİ‘DE KANLI CUMA!
ABD‘nin yeni başkanı Joe Biden, Beyaz Saray‘da! Koltuğa oturur oturmaz Trump‘ın izlerini silmeye başladı
Ziyaretçi Defteri

seyit ali kaçkar (romanya) - 11.02.2021 12:00:00

selamün aleyküm. yurt dışında yaşamaktayım.ahirzaman ve mehdilik konusunda son zamanlarda gaybeti numani diye bir hadis kitabından alıntılar yapılmakta sosyal medyada. bu kitabın türkçe-ingilizce /arapçasına pdfsine al islam org sitesinden ulaşılıyor. fakat kitabın orijinaliyle birebir tercümemidir anlayamadım. misalen kitapta azarbeycan ermenistanla ilgili geçen bölümlerin hadis mi yoksa müellifin yada çevirenin yorumu anlaşılamıyor. bu eserin orijinali arapça mı yoksa farsçamı. eldeki türkçe ingilizce arapça pdf in doğruluğunu neye göre kıyaslayacağız.bu konuda bilgi olarak yardımcı olabilirmisiniz.ayrıca kevser yayıcılıktan gaybeti numani türkçe ve biharul envarın 2 ciltlik bir türkçe tercümesiniyapmışlar sipariş vereceğim. fakat gaybeti numanini orijinal baskısıyla aynımıdır bilemiyorum tabi. Cevap: Aleykum selam, Kitabın aslı Arapça‘dır tercümelerde mütercimlerin bazı açıklamaları oluyor elbette ama bunun kitabın aslı olmadığı anlaşılacak şekilde ve özellikle dipnotlarda ifade edilmesi gerekir. Şüphelendiğiniz yerde Arapça orijinaline bakmak faydalı olacaktır. Eğer Arapçası elinizde yoksa turcav@turcav.org adresine talebinizi yazınız size Arapçasının PDF‘ini gönderelim. Hayırlı günler ve iyi çalışmalar.

Yüksel Mutluer (Bursa) - 06.07.2020 12:00:00

Bihtırü‘l-envar ne zamandır gerçeği ve gerçek hadisleri araştırıyorum ben siayim ama kitaplarımız Türkçe‘ye cevrilmemis neden buharının muslumun nevevinin naklettiği hadisler varda gerçek birinci agizdan olan imamlarimizin hadisleri yok sizden ricam o gerçekleri bizle bulusturun Bihtırü‘l-envar bu kitabı siz değerli insanlar cevirirse çok büyük bir iyilik yapmış olursunuz şimdiden çok tşk ediyorum Allah‘a emanet olun. Cevap: Öncelikle bu duyarlı davranışınızdan dolayı çok teşekkür ederim. Biharu‘l-Envar ve benzeri birçok eserimizin güzel Türkçemize kazandırılması mekteb adına çok faydalı bir hizmet olacağı bilincindeyiz. Ancak eserin hacminin fazlalığı ve bizlerin imkanlarının azlığı şimdilik bu durumu geciktirmektedir. İnşallah dualarınızla bu sorunları en kısa zamanda aşar ve bu güzel eserleri halkımızla kavuştururuz.

Yüksel Mutluer (Bursa) - 06.07.2020 12:00:00

Bihtırü‘l-envar ne zamandır gerçeği ve gerçek hadisleri araştırıyorum ben siayim ama kitaplarımız Türkçe‘ye cevrilmemis neden buharının muslumun nevevinin naklettiği hadisler varda gerçek birinci agizdan olan imamlarimizin hadisleri yok sizden ricam o gerçekleri bizle bulusturun Bihtırü‘l-envar bu kitabı siz değerli insanlar cevirirse çok büyük bir iyilik yapmış olursunuz şimdiden çok tşk ediyorum Allah‘a emanet olun. Cevap: Öncelikle bu duyarlı davranışınızdan dolayı çok teşekkür ederim. Biharu‘l-Envar ve benzeri birçok eserimizin güzel Türkçemize kazandırılması mekteb adına çok faydalı bir hizmet olacağı bilincindeyiz. Ancak eserin hacminin fazlalığı ve bizlerin imkanlarının azlığı şimdilik bu durumu geciktirmektedir. İnşallah dualarınızla bu sorunları en kısa zamanda aşar ve bu güzel eserleri halkımızla kavuştururuz.

HİKMET KÖSE (ADANA) - 17.01.2019 12:00:00

ÇOK DEĞERLİ VAKIF YÖNETİCİLERİ: ÇOK ZAMANDIR, ALLAME MECLİSİNİN BİHAR ÜL ENVAR İSİMLİ 110.CİLTLİK KİTABINI HER ZAMAN BAŞKA KİTAPLARDA DİPNOT OLARAK GÖRDÜM.NİYETİM OYDU Kİ BU KİTABI KAYNAĞINDAN OKUYAYIM.ANCAK SİTENİZE GİRDİM ; BİHARÜL ENVAR KİTABI ARAPÇA ALFABESİYLE YAZILMIŞ. SİZDEN VAKIF OLARAK ; BU KİTABI TÜRKÇEYE TERCÜME EDİLMESİNİ BİZ TÜRK VATANDAŞLARININ DA BU KİTABA ERİŞİMİ KOLAY OLSUN. AŞK İLE.

ramin madadlou (tehran. iran) - 05.08.2018 12:00:00

Selam Adım Ramin iran dan. Sizin faaliyetlerinizi okudum ve çok mutlu oldum. Sağolun!!!

YİĞİT TORUN (ANKARA) - 25.03.2018 12:00:00

Selamınaleyküm Adım Yiğit Ankara dan yazıyorum siteniz son derece güzel medyada gazete ve televizyonda olmayan hiç konuşulmayan İslamiyet adına bilmemiz gereken herşey var başarılarınızın devamını dilerim saygılarımla Cevap: Sayın Yiğit bey teveccühlerinizden dolayı çok teşekkür ederiz.

Yönetim (Darıca) - 21.09.2017 12:00:00

ÇOK SEVDİĞİMİZ VE DOSTUMUZ OLAN MERHUM ŞEYH GÖKMEN HOCAMIZIN VEFATI BİZLERİ DERİNDEN YARALAMIŞTIR. SİTEDEN SORUMLU OLAN HOCAMIZIN VEFAT HABERİNİ ALIR ALMAZ KARS‘A GİTMESİNDEN DOLAYI SİTEDE HABER YAPILAMAMIŞTIR. VEFAT HABERİ İLE HOCALARIMIZIN APAR TOPAR CENAZE MERASİMİNE KATILMAK İÇİN YOLA ÇIKMALARI ONA VERİLEN ÖNEMİM GÖSTERGESİDİR. YALNIZ SİZLER BİZLERE MERHUM İLE İLGİLİ BİR VİDEO VEYA PAYLAŞILACAK BİR ŞEY GÖNDERİRSENİZ SEVE SEVE SİTEDE YAYINLARIZ VE MEMNU DA OLURUZ. TEKRAR MERHUMA ALLAH‘TAN RAHMET VE GERİDE KALANLARA SABIRLAR DİLERİZ.

ADEM SAVAŞ ADIBELLİ (KARS) - 19.09.2017 12:00:00

SELAMUN ALEYKUM DEĞERLİ BÜYÜKLERİMİZ. SİTENİZİ HER ZMAAN İLGİYLE TAKİP ETMEKTEYİM FAKAT DİKKATİMİ ÇEKEN ÇOK ÖNEMLİ BİR KONU VAR SİZLERLE BİRLİKTE HAREKET EDEN ARKADAŞINIZ BİZİM İSE EN SEVDİĞİMİZ ALİMİMİZ OLAN HAYATININ BAHARINDA RABBİNİN DAVETİNE CABET EDEN GÖKMEN KANKILIÇ AĞAMIZLA İLGİLİ HERHANGİ BİR HABER YAPMAMIŞ OLMANIZ. EN AZINDAN SİTEDE GÖKMEN AĞAAYLA İLGLİ BİRŞEYLER YAYINLANABİLİR

Sen de Yaz
Dini Kitaplar
  • BİZE ULAŞIN

  • Osmangazi mahallesi Recep Yazıcıoğlu caddesi no:15 Darıca / Kocaeli

  • 02626542515

  • turcav@turcav.org

www.dincbilisim.com/
YukariCik