Ana Menü
Köşe Yazıları
E-Bülten
Facebook
Anket
Web Sitemizi Beğendiniz mi ?


MATEM AYI BAŞLADI

Kerbela Olayını Meydana Getiren Faktör
 
        İslam tarihinin belki de en karanlık ve en acı sayfaları hicretin altmış birinci yılıdır. Bu yılda, hilafeti zorla ele alan ve Emevi devletinin temellerini atan Muaviye, hilafeti bir saltanata dönüştürmüş ve kendinden sonra içkici, kumarbaz ve din ile uzaktan ve yakından bir ilgisi olmayan oğlu Yezit’i halife tayin etmişti. Yezit de babasından sonra iş üstüne gelir gelmez toplumun ileri gelenlerinden biatler almaya başlamıştı. Böylelikle zulüm ve haksızlık üzerine kurulmuş olan saltanatını garanti altına almayı hedefliyordu. Bu uğurda kimini mal varlığı ile kimini de zor kullanarak kendi halifeliğini onaylatmaya çalışıyordu.
 
Kerbela Olayı Nasıl Başladı?
 
        Hz. Hüseyin (a.s.) Hz. Peygamber efendimizin (s.a.a.) ona olan özel ilgi ve sevgisi ve Kuran’ın onun hakkında ki buyrukları nedeni ile halkın arasında özel bir yeri bulunduğundan İslam düşmanlarının gözlerine bir diken gibi batıyordu. Yezit; Medine valisine bir mektup yazarak Hz. Hüseyin’den kendisi adına bir biat almasını istedi. Emri yerine getirmek isteyen Medine valisi Hz. Hüseyin’i bir toplantıya çağırarak ondan zorlada olsa bir biat almak istedi ama Beni Haşim gençlerinin de ayaklanması ile başarılı olamadı. Hz. Hüseyin (a.s.) bu olayın üzerine, bu gergin ortamdan uzaklaşmak ve hac farizasını yerine getirmek üzere Mekke’ye doğru yola çıktı. Ama Mekke’de de durum aynı olup, hatta tavaf esnasında kendisine suikast yapılmak istenince hac amellerini yarım bırakmak zorunda kaldı. Mekke’den ayrılınca kendisini sürekli davet eden Küfe şehrine doğru yöneldi. Ama durumu haber alan Yezit bir öncü birlik göndererek Hz. Hüseyin’in yolunu kestirip onu hiçbir ot ve yeşilliğin yetişmediği bir çöl olan Kerbela’ya doğru getirtti. Ardından buraya asker yığınağı dökmeye başladı.
Kerbela’da Neler Oldu?
 
        Burada Hz. Hüseyin sadece yetmiş iki kişi ile beraberdi. Bunların da çoğunluğu kendi akraba ve yakınları idiler. Ama bu sayıya karşılık Yezit yetmiş bin ile yüz yirmi bin arasında asker gönderdi. Hz. Hüseyin’e “ya Yezit’e biat edersin ya da ölürsün” çağırısında bulundular. Hz. Hüseyin, Yezit gibi birine biat eder ve onu halife olarak tanırsa, Emevi saltanatı ile sarsılan İslam temelleri büsbütün yıkılacaktı. İnsanlar yatmış oldukları gaflet uykusundan uyanamayacaklardı. Ceddinin binlerce zahmetle getirdiği bu dinin şimdi bir çapulcunun elinde olması zaten onu büsbütün yıkarken, nasıl onun yılmasına ortak olabilirdi. Bu yüzden o meşhur sözünü söylemiştir: “Eğer benim kanımın akması ile ceddimin dini ayakta kalacaksa, ey kılıçlar alın beni.”
        Ardından şiddetli bir savaş meydana gelir ve Hz. Peygamber’in “Hüseyin bendendir bende Hüseyin denim, eti etimdendir kanı kanımdan, onu sevmek beni sevmektir ve ona düşmanlık bana düşmanlıktır” dediği evladı hunharca öldürülür. Sadece o mu? Elbette hayır. Kardeşleri, evlatları, akrabaları ve dostları hatta kundakta ki altı aylık süt emer oğluna kadar hepsi büyük bir canilik ile şehit edilmiştir. Ardından bedenlerinin üzerinde atlar koşturulmuş, bedenlerinin uzuvları ve başları kesilerek mızraklara takılıp şehirbe şehir dolaştırılıp Aşura günü bayram günü olarak ilan edilmiştir. Ve kadınlar ve kızlar elleri kolları bağlanarak köleler gibi şehirlerde dolaştırılmış ve satılmak istenmiştir.
 
Kerbela Olayının Sonuçları
 
        Sonra ne mi oldu? Hz. Hüseyin’in bahsettiği uyanış başladı. İnsanlar “bizler nasıl Müslümanlarız, hangi ümmet kendi peygamberinin evlatlarını öldürmüş ve kızlarını köle diye pazarlara satmak için götürmüştür? Bu amellerimizle kıyamet günün de nasıl Peygamber efendimizin yüzüne bakıp “şefaat ya Resulallah” diyeceğiz? Neden Yezit gibi bir münafığa uyduk ve onu başımıza taç ettik ve oda bizlere bunları yaptı.
        Ayaklanmalar başladı ve halk yatmış oldukları gaflet uykusundan uyanmaya başladılar. Hz. Hüseyin (a.s.) insanlara insanca yaşamak, zulme ve haksızlığa boyun eğmemek, hatta gerekirse bu uğurda can vermek gerektiğinin dersini verdi.
       
        Aslında ne Kerbela, ne aşura ve nede Hz. Hüseyin böyle birkaç satırla anlatılıp bitirilecek konular değildir. Ama zihinlerin bu konuya ısınmaları ve bir ön bilgiye sahip olmak amaçlı bu satırları yazdık. Allah, her zaman bizleri hakkın ve doğrunu yolunda giden kullardan kılsın inşallah.
 
Kerbela Aşurası İslam’ın Yasıdır
 
        Kerbela çölünde öldürülen Hz. Hüseyin, İslam Peygamber’inin torunudur. Bütün mezhepler Hz. Peygamberin ona karşı olan sevgi ve muhabbetini mübalağasız yazmışlardır ama nedense onun öldürülmesi karşısında sessiz kalmış ve itirazlarda bulunmamışlardır. Ben Müslüman’ım diyen herkesin ortak Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.a.) olduğuna göre ve Hz. Peygamber onun matemine gününden önce gözyaşı döktüğüne göre Hz. Hüseyin’e matem tutmak nebevi bir sünnet olduğu gibi her Müslüman’ın boynunun borcudur. Tüm İslam âlemini mezhep farkı gözetmeden bir araya toplaya bilecek yegâne unsur Aşura olayıdır. Çünkü bu matem İslam peygamberi ve onun Ehl-i Beyt’inin matemidir. Bu yüzden tüm Müslümanlar da bu günde bu matemi yaşamak ve yaşatmakla sorumludurlar.
 
Aşura ve Aşure
 
        Yezit; Hz. Hüseyin’i öldürttükten sonra bu olayı kutlamak maksatlı bir tatlı hazırlatmıştır. Kerbela olayı Aşura gününde olduğundan o tatlının adı da aşure olmuştur. Gerçi daha sonraları aşure tatlısı farklı boyutlara çekilip Hz. Nuh’un tufanına dayatılmaya çalışılmıştır ama bunun hiçbir sağlam kanıtı bulunmamaktadır. Bu nedenle Ehl-i Beyt mektebinde aşure yemek doğru değildir ama Ehl-i Beyt kültüründe cenaze merasimlerinde ev helvası yapılıp dağıtılması âdeti olduğundan, Caferiler Aşura gününde helva dağıtırlar.
 
        Derneğimiz ilim ve kültür ağırlıklı bir dernek olduğundan her şeyin aslına uygun yapılması gereğine inanmaktadır. Bu nedenle de Aşura konusunda aslına uygun bir Aşura ve yas merasimi yapmayı uygun görmüş ve bu konuda elinden gelenleri yapmış ve yapmaya devam edecektir. Aşura günü tebrik arz edilecek bir gün değil baş sağlığı arz edilecek bir gündür.
    
Vakfımız adına tüm İslam âlemine, Kerbela olayı dolayısı ile baş sağlığı arz ederiz.

Türkiye Caferileri Vakfı Yönetim Kurulu


Üye Girişi
Caferilik İle İlgili Bilgiler
Hz. EBU TALİB‘İN a.s. İMANI
MATEM AYI BAŞLADI
ŞİA FIKHININ KAYNAKLARI
Ehl-i Beyt Mektebinde Namaz Nasıl Kılınır?
Caferiler Neden Toprağa Secde Ederler?
Caferilikte Mehdi İnancı
Caferilikte İmamet İnancı
Namazların Cem Edilmesi
Furu-u Din
Usul-i Din
Ziyaretçi Defteri

HİKMET KÖSE (ADANA) - 17.01.2019 12:00:00

ÇOK DEĞERLİ VAKIF YÖNETİCİLERİ: ÇOK ZAMANDIR, ALLAME MECLİSİNİN BİHAR ÜL ENVAR İSİMLİ 110.CİLTLİK KİTABINI HER ZAMAN BAŞKA KİTAPLARDA DİPNOT OLARAK GÖRDÜM.NİYETİM OYDU Kİ BU KİTABI KAYNAĞINDAN OKUYAYIM.ANCAK SİTENİZE GİRDİM ; BİHARÜL ENVAR KİTABI ARAPÇA ALFABESİYLE YAZILMIŞ. SİZDEN VAKIF OLARAK ; BU KİTABI TÜRKÇEYE TERCÜME EDİLMESİNİ BİZ TÜRK VATANDAŞLARININ DA BU KİTABA ERİŞİMİ KOLAY OLSUN. AŞK İLE.

ramin madadlou (tehran. iran) - 05.08.2018 12:00:00

Selam Adım Ramin iran dan. Sizin faaliyetlerinizi okudum ve çok mutlu oldum. Sağolun!!!

YİĞİT TORUN (ANKARA) - 25.03.2018 12:00:00

Selamınaleyküm Adım Yiğit Ankara dan yazıyorum siteniz son derece güzel medyada gazete ve televizyonda olmayan hiç konuşulmayan İslamiyet adına bilmemiz gereken herşey var başarılarınızın devamını dilerim saygılarımla Cevap: Sayın Yiğit bey teveccühlerinizden dolayı çok teşekkür ederiz.

Yönetim (Darıca) - 21.09.2017 12:00:00

ÇOK SEVDİĞİMİZ VE DOSTUMUZ OLAN MERHUM ŞEYH GÖKMEN HOCAMIZIN VEFATI BİZLERİ DERİNDEN YARALAMIŞTIR. SİTEDEN SORUMLU OLAN HOCAMIZIN VEFAT HABERİNİ ALIR ALMAZ KARS‘A GİTMESİNDEN DOLAYI SİTEDE HABER YAPILAMAMIŞTIR. VEFAT HABERİ İLE HOCALARIMIZIN APAR TOPAR CENAZE MERASİMİNE KATILMAK İÇİN YOLA ÇIKMALARI ONA VERİLEN ÖNEMİM GÖSTERGESİDİR. YALNIZ SİZLER BİZLERE MERHUM İLE İLGİLİ BİR VİDEO VEYA PAYLAŞILACAK BİR ŞEY GÖNDERİRSENİZ SEVE SEVE SİTEDE YAYINLARIZ VE MEMNU DA OLURUZ. TEKRAR MERHUMA ALLAH‘TAN RAHMET VE GERİDE KALANLARA SABIRLAR DİLERİZ.

ADEM SAVAŞ ADIBELLİ (KARS) - 19.09.2017 12:00:00

SELAMUN ALEYKUM DEĞERLİ BÜYÜKLERİMİZ. SİTENİZİ HER ZMAAN İLGİYLE TAKİP ETMEKTEYİM FAKAT DİKKATİMİ ÇEKEN ÇOK ÖNEMLİ BİR KONU VAR SİZLERLE BİRLİKTE HAREKET EDEN ARKADAŞINIZ BİZİM İSE EN SEVDİĞİMİZ ALİMİMİZ OLAN HAYATININ BAHARINDA RABBİNİN DAVETİNE CABET EDEN GÖKMEN KANKILIÇ AĞAMIZLA İLGİLİ HERHANGİ BİR HABER YAPMAMIŞ OLMANIZ. EN AZINDAN SİTEDE GÖKMEN AĞAAYLA İLGLİ BİRŞEYLER YAYINLANABİLİR

Sen de Yaz
Dini Kitaplar
  • BİZE ULAŞIN

  • Osmangazi mahallesi Recep Yazıcıoğlu caddesi no:15 Darıca / Kocaeli

  • 02626542515

  • turcav@turcav.org

www.dincbilisim.com/
YukariCik